Ayder yaylası kaçak yapılardan temizleniyor
Ayder yaylası kaçak yapılardan temizleniyor
İSTANBUL'DA KÜLTÜR SANAT
İSTANBUL'DA KÜLTÜR SANAT
Korsanlık olayları El Kaide-ABD mücadelesinin sonucu mu?
Somali’deki korsanlık olayları nasıl başladı? İslam Mahkemeleri döneminde korsanlık azalırken, şimdi neden artıyor? El Kaide ve ABD mücadelesiyle korsanlık olaylarının ilişkisi ne? Korsanlar gemileri nasıl kaçırıyor? Son günlerde Türk gemilerine artan saldırıların bir sebebi var mı? Obama’nın iktidara geldiğinde Somali’ye müdahale eder mi? Bütün bu soruların cevabını Afrika üzerine çalışmalarıyla tanınan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kavas’la konuştuk.
19 Kasım 2008 10:16 // ANALİTİK BAKIŞ / ÖZEL
Korsanlık olayları El Kaide-ABD mücadelesinin sonucu mu?


Engin Dinç'in haberi


Somali kıyılarında gerçekleştirilen korsanlık olaylarının sebepleri nelerdir? Buradaki gemi kaçırma olaylarının ideolojik bir arka planı var mıdır? Yoksa sorun sadece bir güvenlik sorunu mudur?
Uluslararası denizlerde büyük tonajlı gemilerin dolaşımı genelde problemsiz devam etmekle birlikte özellikle Malezya ile Endonezya arasındaki Malaga Boğazı’nda geçişte uzun yıllardan bu tarafa büyük sıkıntılar yaşandığı bilinmekteydi. Fakat 1991 yılında Somali Cumhuriyeti büyük bir iç karışıklığa sürüklenince bu ülkenin 3.700 kilometreyi aşan sahilleri açıklarında da bu tür gemiler daha fazla saldırılara maruz kalmaya başladı.

kullan

Doç. Dr. Ahmet Kavas


Ülkede istikrarın tamamen kaybolması her türlü kanunsuz hareketin kolayca işlenmesine sebep olmaktadır. Halen ülkede Birleşmiş Milletler tarafından tanınan geçici bir federal hükümet bulunmaktadır. Ancak bu hükümeti tayin eden devlet başkanı konumundaki Abdullah Ahmed Yusuf ile başbakan Nur Hasan Hüseyin arasında bile büyük bir rekabet yaşanmakta ve birbirlerine güvenmedikleri ifade edilmektedir.


18 idari bölgeden 4 kadarının kontrolünü 2006 yılı Haziran ayında ele geçiren İslam Mahkemeleri Birliği başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası güç odaklarının desteğiyle ve Etiyopya ordusunun müdahalesiyle ülkeden uzaklaştırıldı. Bu birlik dahi bu çekilmesinin ardından kendi içinde üçe ayrıldı ve Cibuti’de bulunan genç önderlerinden Şerif Şeyh Ahmed Geçici Federal Hükümet ile geçtiğimiz aylarda görüşme masasına otururken Eritre’de bulunan ve eski bir general olan önderlerinden Şeyh Hasan Zahir Uveys Etiyopya ordusu Somaliyi terk etmeden kimse ile görüşmek istemiyor. Ayrıca Kenya sınırına yakın Kismayu merkezli Jubaland bölgesinde etkinlik gösteren eş-Şebâb, yani Gençler isimli üçüncü kol ise tamamıyla silahlı mücadeleyi devam ettirmektedir. Bu arada Somali’nin kuzeybatısında İngiliz sömürgeciliği döneminde parçalanarak Somaliland adı verilen bölge 1991 yılından itibaren tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmiş bulunmaktadır.

 

kullan


Ülkede geçen ay ilk defa yaşanan bir patlama haricinde en fazla sükûnetin bulunduğu Hergeyza merkezli bu bölgedir. Bir diğer bölge ise şu anda en fazla korsanlık faaliyetlerinin görüldüğü Makdişu’nun kuzeyi ile Somaliland arasındaki Pundland bölgesidir. İslam Mahkemeleri Birliği iktidarı ele geçirmeden önce Somali kıyılarında korsanlık olayları büyük bir tırmanış göstermişti. Fakat mahkemeler idarelerini ellerine geçirdikleri bölgelerin sahillerinde korsanlık yapanlara karşı sert tedbirler uyguladılar ve özellikle korsanların başını yakaladıklarında idam ettiler. Bu yüzden onların iktidarda kaldıkları dönemde üç beş kadar korsanlık vakası yaşanmıştı.


2007 yılında tekrar canlanan korsanlık faaliyetleri sonucunda Somali kıyılarında 30’dan fazla gemiye el konuldu. 2008 yılının ilk dokuz ayında bu rakam 65’e kadar çıktı. Fakat Kasım ayında korsanlar artık her gün gemi kaçıracak kadar gözü kararmış hale geldiler. Ellerinde bulunan silahların hiçbirisi ticari gemilerde bulunmadığı için çok rahat bir şekilde yaklaştıkları gemilere adeta keçi gibi tırmanabilmekteler ve genelde korumasız bulunan personeli kolayca etkisiz hale getirmekteler.


Gemi kaçırmaların arkasında bu konu ile ilgili uluslararası medyada çıkan haberlere göre İslam Mahkemeleri Birliği’nin aslında kendi dönemlerinde ağır cezalar verdikleri bu uygulamayı idarecilerin yurt dışına çıkmaları üzerine içeride kalan kontrolsüz gruplara yaptırdıkları konusu ise henüz doğrulanabilmiş bir iddiadan ibarettir. Aslında bu mahkemeler özellikle el-Kaide ile bağlantılı olarak suçlanıp 2006 yılı Aralık ayı sonunda iktidardan uzaklaştırılmışlardı. Uluslararası bazı gözlemciler ise el-Kaide’nin bu mahkemeler döneminde değil, bilakis onların çekilmesinden sonra geride bıraktıkları boşluğu doldurarak etkili olmaya başladıkları yönündedir. 

 
Ayrıca özellikle Somali’nin Puntland bölgesinde ve sahillerine yakın bölgelerde zengin petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunması burayı uluslararası güçlerin rekabet alanına çevirdi. Haliyle Avusturalya, Kanada, Çin gibi birçok devlet belli ücretler ödeyerek ikna edebildiği mahalli güç sahipleriyle anlaşmalar yapmaktadır.


Bütün bunların temelinde ise ordusu ve polis teşkilatı olmayan bir Somali ile karşı karşıyayız. Tamamı Müslüman ve aynı soydan gelen ama tarih içerisinde farklı kabile kültürlerinin nüfuzunda şekillenen bir toplum yapısı Somali toplumunu dış güçlerin müdahalesine açık hale getirdi. 1970’li yıllarda ABD ve Sovyetler Birliği’nin bu bölgede oluşturduğu dengesizlik 1990’larda iç karışıklıklarla Somali toplumuna, 2000’li yıllarda da dünyanın farklı ülkelerinin menfaatlerine zarar vermeye başladı.              

kullan


Son günlerde Türk gemilerinin kaçırılmasının özel bir sebebi var mıdır?
Her yıl 30 binden fazla geminin geçiş yaptığı Babül-Mendeb Boğazı’nın açıldığı Aden Körfezi çevresinde ve Doğu Afrika kıyılarındaki Hint Okyanusu üzerinde seyreden gemilerin geçmek zorunda kaldığı Somali kıyılarında tabii ki Türk gemileri de bulunmaktadır. Bunların içinde Türkiye bandıralı gemiler olduğu gibi başka ülkelere kayıtlı Türk gemileri de vardır. Korsanların özellikle Türk gemilerine saldırmak gibi bir amaçları tabii ki olamaz, ama neticede korsanlar gemilere belli bir maddi karşılık için el koyduklarından bunların ülkelerine fazla dikkat etmemektedirler.  Zaten bu insanların yaptıkları kaçırma olaylarının hiçbir meşru sebebi yoktur ve dost-düşman ayırımından ziyade kazanacakları fidyeyi esas aldıkları anlaşılmaktadır.  

kullan


Korsanlık olaylarıyla ABD'nin bölgede etkinlik kurması arasında bir bağlantı söz konusu mudur? ABD’nin Afrika üzerine 2000’li yıllara kadar biraz vurdumduymaz politikalar ürettiği bir gerçektir. Bu kıtayı 1950’li yıllarda elde ettikleri bağımsızlık süreçlerinde adeta Sovyetlerin nüfuz alanına itti veya itilmelerine ses çıkarmadı. Belki de bu aralarındaki bir anlaşma neticesi gerçekleşmekteydi. 1992 yılında Sovyetler’in çökmesinin ardından bölge, özellikle Somali, ABD’nin zorlu bir imtihandan geçtiği dönemdi. Çünkü 1977 yılına kadar Sovyetlerin can ciğer dostu olan General Siyad Berri Somali’de tam diktatörlük kurmuş, bugünkü Geçici Federal Hükümet’in devletbaşkanı Abdullah Ahmed Yusuf bile ona karşı darbe girişiminde bulunmuş ve idam edilmekten kurtulmak için Etiyopya’ya sığınmıştı. Hatta 1991’de Siyad Berri’nin devrilmesine kadar da ülkeye girememişti.
Sovyetler bölgedeki nüfuzunu sarsmak bakımından Somali ile 1976-1977 yılında yaşanan Ogaden Savaşı’nda Küba ile Etiyopya’nın yanında yer aldı. Siyad Berri ise bunun üzerine onun ezeli rakibi ABD ile anlaşarak daha önce Sovyetlere verdiği üsleri ABD’ye ve Sovyet askeri danışmanları da sınırdışı ederek yerlerine Amerikalıları getirtti.


Fakat ABD’nin bir anda kuvvetli müttefiki olan Siyad Berri’nin dikdatoryal iktidarı 1991’de çökünce bu bölgede yerleşeceği yeni bir ülke bulması gerekti. Burası hemen Babül-Mendeb Boğazı’nın güneybatı kıyısındaki Cibuti oldu ve eski Fransız sömürgesi olan bu ülkenin özellikle Fransızlarla arasının açık olmasından istifade ederek ve de uluslararası kamuoyuna el-Kaide’nin Yemen üzerinden Afrika kıtasına buradan giriş-çıkış yaptığını iddia ederek büyük bir üs kurmaya karar verdi.


Sonuçta buradaki 4 bin Fransız askerinden iki bini ülkelerine geri gönderildi ve onların kullandığı üsler Amerika tarafından Afrika Komutanlığı olarak yeniden düzenlendi. Daha önce Afrika ile askeri planlarının Almanya’daki üslerinden yürüten ABD bundan böyle Cibuti’yi merkez seçmiş oldu.
Somali açıklarında yaşanan korsanlık olayları yakın gelecekte bu bölgede ABD’nin uluslararası güç dengelerinin desteğini alarak büyük bir askeri operasyon düzenletme ihtimalini giderek kuvvetlendiriyor. Aslında Japonya, Suudi Arabistan, Fransa, İngiltere, Rusya, hatta Türkiye gibi ülkelerin biraz canının yanmasını bekliyor gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ancak bunlar şimdilik birer varsayım boyutunda görünüyor, ama birkaç ay içinde, bekli de Obama’nın ilk dış müdahalesi Somali’ye topyekün bir saldırı ile başlayabilir.    

   
Korsanlık olaylarının önlenmesi için uluslararası kamuoyunun neler yapması gerekmektedir?
Somali’de bütün tarafların ortak bir masa etrafında toplanarak üniter bir devlet kurmaları sağlanmadan korsanlık olaylarının önüne geçmek neredeyse imkansızdır. Yılda 30 bin geminin geçmek zorunda olduğu bu deniz iklimi geçici tedbirlerle korsanlara karşı devamlı korunamaz. Korsanlarla uğraşmak yerine onları üreten, serbest dolaşımını engelleyemeyen toplumun üzerine giderek yaşadıkları ülkede iç istikrarın sağlanması gerekmektedir. Artık her bir Somalili kendi davası için kaynak bulma telaşına düşmüşse bunun önüne geçmek kısa vadede oldukça zor görünmektedir. Hatta İslam Mahkemeleri Birliği gibi korsanlığa karşı en sert tedbirleri alan bir yapılanmanın bile kendi çıkarları için bugünlerde bu faaliyeti teşvik eden taraflardan olduğu dahi iddia edilmektedir. Gerçi korsanlık olayları İslam Mahkemeleri Birliği mensuplarının neredeyse hiç bulunmadığı Pundland açıklarında değil de güneydeki merkezi Kismayu olan Jubaland sahillerinde olsaydı bu ihtimal daha fazla gerçekçi bir anlam kazanırdı.  



ANALİTİK BAKIŞ / ÖZEL

 
GÜNÜN YAZARLARI
Yüreğimiz kan ağlıyor ama...

Hasan Celal Güzel
Radikal
YAZARLARIMIZ
Hüseyin YürükAnalitik Bakış
Hüseyin Yürük
YENİ
Erhan AfyoncuAnalitik Bakış
Erhan Afyoncu
Recep KoçakAnalitik Bakış
Recep Koçak
YENİ
Selahattin SemizAnalitik Bakış
Selahattin Semiz
Melih DumanAnalitik bakış
Melih Duman
Şevket Süreyya BaydemirAnalitik Bakış
Şevket Süreyya Baydemir
YENİ
Y. Emre TozalAnalitik Bakış
Y. Emre Tozal
GAZETE 1. SAYFALARI
PİYASALAR
HAVA DURUMU